Publication:
Modern toplum ve korku sineması

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Korku insanın temel heyecanlarından biridir ve bir tehlikenin öngörülmesiyle başlar. Korku karşısında insanın verdiği tepkiler, kültürel kalıpların etkisine, uygarlık ve eğitim seviyesine göre değişir. Korkuyu kesin çizgilerle olmasa da, doğal ve doğaüstü korkular olarak ayırmak, ilkel insandan bu yana zaman içinde çeşitlenen ve değişen korku kavramını inceleyebilmek için faydalıdır. Doğaya hakim olamayan ilkel insanın doğal felaketlerden, gökyüzü olaylarından duyduğu korku ya da çocukluktaki ilk korkular, doğal korkulardandır. Hortlaklardan, canavarlardan duyulan korkular ise doğaüstü korkular olarak adlandırılır. Aydınlanma Hareketi, bu tür korkuları ve tarihsel süreç içerisinde bunlara eklenen başka korkuları ortadan kaldırmak, bunların sebep olduğu boş inançları alt etmek için, insan aklının ve bilimin hakimiyetini kurmayı, insanın karşısına çıkan sorunları ancak insanın kendi aklıyla çözebileceğini insana göstermeyi, böylece insanları kendi efendileri durumuna getirmeyi amaçlamıştır. Ancak bu amaçla doğaya, boş inançlara karşı zaferler kazanan Aydınlanma hareketi zamanla iktidar sınıfına korku vermeye başlamıştır. Egemen güçlerin, bilimin ve teknolojinin geniş halk kesimlerinin eline geçmesiyle elde edebileceği büyük gücün farkına varmasıyla, Aydınlanma'nın kazanımlarından, bilimden ve insan aklından korku duyulmaya başlanmıştır. Edebiyattaki ve sinemadaki korku ve bilim-kurgu türünün temelinde büyük ölçüde, insana ve akla duyulan güvenden ve inançtan geri adım atılmasına sebep olan bu korkular yatar. Popüler korku ve bilim-kurgu sinemasında sık sık ortaya çıkan Şeytan, Dracula, Frankenstein, Yıldız Savaşları gibi filmlerde, insanın kuşaklar öncesinden edindiği bu tür korkuları, ya da tarihsel süreç içerisinde bunlara eklenen başka yeni korkuları, kurulu toplumsal düzende yaşamak zorunda kalan çağdaş insanın çocukluk ürküntüleri, yasaklanmış bilinçaltı istemleri ortaya konulur. Korku ve bilim-kurgu filmlerindeki merak uyandıran canavarlar, çılgın doktorlar, yaratıklar, hortlaklar insanın bilinç altı arzularını, yasaklanmış istemlerini temsil ederler. Ancak filmin bitiminde yok edilen canavarlar, yaratıklar aynı zamanda varolan toplumsal düzende istenilmeyen bu bilinçaltı arzularımızın, aykırı meraklarımızın olumsuzlanması anlamına da gelir.

Description

Citation

Collections

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By