Publication:
Fahreddin er-Râzî düşüncesinde insan fiili

dc.contributor.advisorARPAGUŞ, Hatice Kelpetin
dc.contributor.authorDumangöz, Tuğba
dc.contributor.departmentMarmara Üniversitesi
dc.contributor.departmentSosyal Bilimler Enstitüsü
dc.contributor.departmentKelam Bilim Dalı
dc.contributor.departmentTemel İslam Bilimleri Anabilim Dalı
dc.date.accessioned2026-01-16T08:19:13Z
dc.date.issued2025
dc.description.abstractFahreddin er-Râzî düşüncesinde insan fiili Bu çalışma Fahreddin er-Râzî’nin düşüncesinde insan fiilinin hangi aşamalardan geçip meydana geldiği yani nasıl oluştuğu ve insanın işlediği fiilini yapmaya aslında mecbur olduğu konusunu ele almaktadır. Kelâmın en önemli tartışma konularından biri olan insanın fiilinin nasıl meydana geldiği ve bu meselenin de ikinci bir sorusu olan bu fiilleri kimin yarattığı problemi her daim tartışılmaktadır. Fahreddin er-Râzî insanın muhtar surette muzdar olduğu kanaatindedir. Onun düşünce sistemine göre insanın, fiilinde zorunlu/ mecbur olmasını, Muhtar Cebr şeklinde ifade etmek doğru olandır. Literatürümüzde genel anlamda Râzî’nin sahip olduğu cebr düşüncesinin, mütekaddim Eş‘arîlerde bile olmayan şekilde keskin bir cebr anlayışı taşıdığı bilgisi hâkimdir. Bu çalışmada meselenin bu şekilde iddia edildiği gibi olmadığı, tüm delilleriyle ve detaylarıyla incelenmiştir. Râzî’nin savunduğu Muhtar Cebr görüşü, Cehmiyye’ye nispet edilen Muzdar/ Mahza Cebr düşüncesinden tamamen farklıdır. Râzî Cehmiyye’deki cebr anlayışının hatalı ve yanlış olduğunu, insanı görmezden gelen bir açıklama barındırdığını düşündüğünden dolayı onu her döneminde eleştirmiştir. Kendi benimsediği Muhtar Cebr fikrini ise mahza cebr’den tamamen ayırmak suretiyle her döneminde savunmuştur. Râzî fiilin meydana gelme sürecini sırasıyla şu beş aşama hâlinde açıklamaktadır: İnsandan kaynaklanan iç ve dış sebepler, dâî, meyl, irade ve kudret. Râzî bu aşamaların neticesinde insanın, muhtar görünümlü muzdar (zorunlu) olduğu sonucunun çıktığını düşünmektedir. Râzî’ye göre insan fiilinin yokluktan varlığa çıkması için insanın, fiili yapması için kendisinde bu aşamaları yaratan bir Yaratıcının olması gerektiği şeklindeki zorunluluk, insanın mecbur olması sonucuna ait bir nedendir. Bu itibarla Râzî’nin Muhtar Cebr görüşünü esasında mütekaddim Eş‘arîlerden ayrı konumlandırmak farklı olmadıkları için anlamlı değildir.
dc.description.abstractThe human act in the thought of Fakhr al-dīn al-Rāzī This study explores how human action takes shape in the thought of Fakhr al-Dīn al-Rāzī, focusing on the stages through which an act occurs and the extent to which the human agent is, in fact, compelled to perform it. One of the central debates in Islamic theology concerns how human acts come into being and, consequently, who the true creator of these acts is. Al-Rāzī holds that the human being is “compelled in a voluntary manner” (muzṭar bi-l-ikhtiyār). Within his theological framework, describing this as Muḫtār Jabr (voluntary compulsion) most accurately captures his position. In the secondary literature, it is widely assumed that al-Rāzī’s concept of jabr represents a particularly strict form of determinism, even sharper than that of the early Ashʿarites. However, this study demonstrates -through a detailed textual and conceptual analysis- that such an assumption is inaccurate. The doctrine of Muḫtār Jabr defended by al-Rāzī is fundamentally distinct from the Muzṭar or Maḥḍ Jabr view ascribed to the Jahmiyya. Al-Rāzī consistently criticized the Jahmite understanding of determinism for disregarding the human agent, while maintaining his own conception of Muḫtār Jabr as separate from absolute determinism. Al-Rāzī explains the emergence of an act through five successive stages: internal and external causes originating from the human being, dāʿī (motive), mayl (inclination), irada (volition), and power (qudra). From this sequence, he concludes that although humans appear to act voluntarily, they are in reality compelled. For al-Rāzī, the necessity of a Creator who brings about these stages within the human being -enabling the act to move from nonexistence to existence- constitutes the very basis of human compulsion. Therefore, distinguishing al-Rāzī’s Muḫtār Jabr from the theological position of the early Ashʿarites is not meaningful, since their underlying principles remain essentially the same.
dc.format.extentX, 334 sayfa
dc.identifier.urihttps://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/4E/Fahreddin er Râzî Düşüncesinde İnsan Fiili .pdf
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11424/302031
dc.language.isotur
dc.rightsopenAccess
dc.subjectAsh’arism
dc.subjectDâî
dc.subjectDāʿī
dc.subjectEş‘arîlik
dc.subjectFahreddin er-Râzî
dc.subjectFakhr al-Dīn al-Rāzī
dc.subjectHuman Act
dc.subjectIslam
dc.subjectİnsan Fiili
dc.subjectİslam
dc.subjectMu’tazila
dc.subjectMu‘tezile
dc.subjectMuhtar Cebr
dc.subjectMuḫtār Jabr
dc.subjectMuzdar Cebr
dc.subjectMuztar Jabr
dc.subjectTeoloji (Kelam)
dc.subjectTheology
dc.titleFahreddin er-Râzî düşüncesinde insan fiili
dc.titleThe human act in the thought of Fakhr al-dīn al-Rāzī
dc.typedoctoralThesis
dspace.entity.typePublication

Files

Collections