Publication: Kredili menkul kıymet, açığa satış ve ödünç menkul kıymet işlemleri ve Türkiye örneği
| dc.contributor.advisor | KOÇ, Özlem | |
| dc.contributor.author | Uysal, Özgür | |
| dc.contributor.department | Marmara Üniversitesi | |
| dc.contributor.department | Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü | |
| dc.contributor.department | Sermaye Piyasası ve Borsa Anabilim Dalı | |
| dc.date.accessioned | 2026-01-13T15:23:19Z | |
| dc.date.issued | 2001 | |
| dc.description.abstract | 1980 yıllardan sonra itibaren büyük gelişme gösteren Sermaye Piyasamızın en önemli kurumu olan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) bugün itibariyle ülkemizde faaliyette olan tek menkul kıymet borsasıdır.İMKB bünyesinde Hisse Senedi Piyasası ve Tahvil Bono Piyasası ülkemizin ekonomik yaşamına yön veren piyasalardır. Ülkemiz ekonomisinin en büyük problemlerinden biri olan özkaynak yetersizliğidir. Firmalarımızın yeni yatırımlara girişebilmeleri için dış kaynaklara ihtiyaçları vardır. Çünkü firmaların özkaynakları gerçekleştirecekleri yatırımları karşılayacak büyüklükte değildir. Bu dış kaynaklara bankalar ve özel finans kurumları ve yurtdışı finansal kurumlar aracılığıyla ulaşabilmektedir. Borsada işlem yapan yatırımcılar içinde firmalar için söylediğimiz özkaynak yetersizliği geçerlidir. Yüksek gelir elde etmek isteyen yatırımcılar özkaynaklarının yetersizliği yüzünden öngördükleri getirileri elde edememektedirler. Bu yüzden dış kaynaklardan faydalanma yoluna yani kredi kullanmaya yönelmektedir. İMKB'de yüksek işlem hacminin olduğu günlerde, işlem hacminin yükselmesinin en önemli nedenlerinden biri de kredili işlemlerdir. Borsadaki yatırımcılara kendi özkaynaklarının üzerinde işlem yapma imkanını Aracı kurum ve bankalar kredi açarak sağlamaktadırlar. Aracı kurumların mali durumunun zayıflaması sonucunu veren işlemlerin her biri çeşitli mevzuat dışı uygulamaların yapılması nedeniyle ortaya çıksa da hepsinin ortak noktası, mevzuat dışı uygulamaların, kredili alım veya açığa satış yaparak daha çok kazanç sağlayabilmek için bir araç olarak yapılmış olmasıdır. Sermaye Piyasası Kurulu bu mevzuat dışı ve ülkemizdeki sermaye piyasalarının büyük ölçüde zayıflamasına yol açan işlemleri düzenlemek için 27/ 12/ 1994 tarih ve 22154 sayılı Resmi Gazete yayımlamış olduğu Kredili Menkul Kıymet Açığa Satış ve Ödünç Alma ve Verme İşlemleri Hakkında Tebliğini yayımlayarak bu konudaki mevzuat eksikliğini gidermeye çalışmıştır. Ülkemizde İMKB'de yapılan hisse senedi alım işlemleri içerisinden kredili işlemlerin oranını ayırabileceğimiz bir yöntem bulunmamaktadır İMKB'ye verilen alım emirlerinin girişinde alım emrinin kredili işlem olduğuna ilişkin bir veri girişi yapılmamaktadır. Bir başka önemli sorun ise, bankalardan alınan ticari veya bireysel kredilerinin ne kadarının Borsa'da alım işlemlerinde kullanıldığıdır. Alınan bu krediler 27/ 12/ 1994 Tarih ve 22154 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredili Menkul Kıymet, Açığa Satış ve Menkul Kıymetlerin Ödünç Alma ve Verme İşlemleri Hakkında Tebliğ kapsamında alınmamıştır ama netice de bir kredi ilişkisi neticesinde hisse senedi alımı yapılmıştır. Dolayısıyla kredili menkul kıymet alımlarını aracı kurumların Bankalardan kullanmış olduğu krediler üzerinden değerlendirmek hata olasılığını minimuma indirecektir. Aracı kurumlarla yapılan görüşmelerde, kredili işlem yapan müşterilerinden özkaynak olarak kredili işlem yapılan hisse senedinin %25 ile 100 fazlası oranında hisse senedi teminatı alındığı öğrenilmiştir. Bankalardan kredili menkul kıymet işlemi için kredi alan gerçek kişilerde ise bu oran % 200- % 300 fazlası oranında hisse senedi teminatına çıkmaktadır.Bankaların uyguladığı bu yüksek teminat oranlarının en büyük sebebi büyük çoğunlukla teminata verilen hisse senetlerinin operasyonel yükünün fazla olmasıdır. Aracı kurumların müşterilerine kendi özkaynaklarından kullandırdıkları kredilere uyguladıkları faiz oranında hangi piyasaların ölçüt olarak alınacağı Kredili Menkul Kıymet İşlemleri Çerçeve Sözleşmesinde belirlenmiştir. Buna göre baz teşkil edilen faiz oranları; a) Merkez Bankası İnterbank Piyasasındaki ortalama faize eklenecek 1-10 puan arasındaki marj b) Takasbank Para Piyasasında oluşan O/ N faizlere eklenecek 1-10 puan arasındaki marj c) İMKB Repo Ters Repo Piyasasındaki O/ N işlemlerin ortalama faizine eklenecek 1-10 puan arası marj d) Takasbank'ın ilan etmiş olduğu Spot O/ N kredi faizine eklenecek 0-10 puan arasındaki marjlarla hesaplanan faiz oranları günlük olarak müşterinin kredi hesabına borç olarak yansıtılmaktadır. Ülkemizde kredili menkul kıymet işlemleri uzmanlık konusu olan tek kurum ise Takasbanktır. İMKB'deki bütün piyasaların takas ve saklama hizmetlerini sağlayan Takasbank, aracı kuruluşlara sermaye piyasa enstrümanlarını teminat olarak almak kaydıyla menkul kıymet kredisi vermektedir. Aracı kuruluşların kullandıkları menkul kıymet kredileri karşılığında ipotek şahsi kefalet veya benzeri teminatlar yerine sermaye piyasa araçlarını menkul kıymet kredisi için teminat olarak vermeleri kredili menkul kıymet işleminin dünyadaki genel kabul görmüş ilkeler doğrultusunda yapıldığını göstermektedir. Takasbank'ın aracı kuruluşların takas yükümlülüklerini kapatmaları için gün içinde kullandırılan ve vadesi aynı gün olan gün içi kredileri, hisse senetleri piyasasının takas işlemleri hızlı bir şekilde sonuçlandırarak sermaye piyasalarındaki nakit akışının hızlanmasını sağlamaktadır. İMKB ve 106 aracı kuruluşun ortak olduğu bir yatırım bankası olan Takasbank'ın en büyük amacı Türk sermaye piyasalarının, gelişmiş ülkele deki sermaye piyasalarının seviyesine ulaşabilmesi için bütün mali kurumlara teknolojik ve bilgisel olarak katkıda bulunmaktır. Ödünç menkul kıymet işlemi; ödünç veren tarafından ödünç alana belirli bir süre için belirli bir teminat ve ivaz karşılığında menkul kıymetlerin ödünç verilmesi ve belirlenen sürenin sonunda aynı cins ve miktarda menkul kıymetlerin mislen geri alınmasını ifade eder. Ödünç işleminde; ödünç veren tarafından menkul kıymetler, belirli bir tarihte aynı cins ve miktarda menkul kıymetlerin geri iade edilmesi taahhüdü karşılığında, ödünç alana verilmektedir. Bu çerçevede, menkul kıymetlerin teslimi ile birlikte, mülkiyet hakkı ödünç alana geçmektedir. Mülkiyet hakkının devri, ödünç alanın menkul kıymetler üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilmesine imkan sağlarken, diğer taraftan karşılığında teminat alınmasını da zaruri hale getirmektedir. Ödünç verenin menkul kıymetlerin geri verilmemesi riskinden korunmasını sağlamak için kullanılan en yaygın yöntem, ödünç verilen menkul kıymetlerin cari piyasa değerlerini aşan oranda teminat alınmasıdır. Ödünç alma nedenleri kısaca; takas yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde meydana gelecek gecikmelerin önlenmesi, açığa satış ve açığa satışa dayalı işlem stratejilerinin gerçekleştirilmesi, türev ile para piyasaları arasındaki arbitraj olanaklarından yararlanılması vb. olarak sayılabilir. Ödünç vermenin temel nedeni ise; portföyde atıl halde bulunan menkul kıymetleri ödünç vermek suretiyle ilave gelir elde etmektir. Ödünç menkul kıymet işlemi karşılığında teminat olarak nakit veya kamu menkul kıymeti alınması halinde, ödünç veren söz konusu nakdi veya kamu menkul kıymetini para veya repo piyasasında değerlendirmek suretiyle kazancını maksimum düzeye çıkarma imkanına sahiptir. Ayrıca ödünç verene sözleşmeyle intifa hakkı sahibinin intifa konusu menkul kıymet üzerinde sahip olduğu hakların benzeri malvarlıksal hakları talep etme hakkı tanınmıştır. Bir başka deyişle ödünç alan, ödünce konu menkul kıymetlerin vadesi içerisinde kupon faizi, temettü ödemesi veya bedelsiz sermaye artırımı varsa sözkonusu ödemeleri ve bedelsiz hisse senetlerini ödünç verene sağlamak zorundadır. Ödünç verenin bu ödemeleri talep hakkı, idari düzenlemelerle de güvence altına alınmıştır. Bu çerçevede, ödünç işlemi düzenleyici otoriteler tarafından konulmuş kurallar çerçevesinde yapıldığı takdirde, iyi bir yatırım aracıdır. Ödünç menkul kıymet işlemleri; takas yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmesi yoluyla piyasalara olan güvenin artması, işlem maliyetlerinin azalması, açığa satış ve açığa satışa dayalı işlem stratejilerinin gerçekleştirilmesi, piyasalarda likitidenin artması gibi bir çok işlevi bünyesinde barındırmaktadır. Üstlendiği bu işlevler dolayısıyla, ödünç işlemleri uluslararası piyasalarda artık menkul kıymet piyasalarının tamamlayıcı bir parçası haline gelmiştir. Ülkemizde ise, ödünç menkul kıymet işlemlerinin öneminin gittikçe arttığı gözlenmektedir. Nitekim, merkezi saklama kuruluşu olan İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş. aracılığında gerçekleştirilen ödünç menkul kıymet işlemleri, 1998 yılında %275, 1999 yılında ise %375 oranında artış göstermiştir. 2000 yılı hacmi ise, 1999 yılı sonu işlem hacimlerinin iki katına ulaşılmıştır. Ödünç işlemlerinde yıllar itibariyle meydana artışlara karşın, ödünç menkul kıymet piyasası henüz yeterince gelişmemiştir. Ödünç piyasasının etkin olmadığının göstergesi; hemen her gün Takasbank tarafından İMKB'ye iletilen raporlarda yer alan takas yükümlülüklerini yerine getirmeyerek temerrüde düşmüş ve savunması istenen aracı kurumlara ilişkin bilgilerdir. Sermaye Piyasası Kurulu'nun yayımlamış olduğu tebliğlerden büyük değişikliğe uğramamış tek tebliğ Seri V No:18 Kredili Menkul Kıymet, Açığa Satış ve Menkul Kıymetlerin Ödünç Alma ve Verme İşlemleri Hakkında Tebliğidir. Tebliğ 1994 yılında yürürlüğe girdiğinden bugüne kadar sermaye piyasaları büyük gelişmeler göstermiştir.Sermaye Piyasası Kurulu mevcut tebliğin aracı kuruluş ve merkez bankasından gelen talepler nedeniyle 2000 yılında bir tebliğ taslağı hazırlamış ve tartışmaya açmıştır Ancak ülkemizdeki finansal kriz ve Sermaye Piyasası Kurulu'nun yoğun iş gündemi nedeniyle ilgili tebliğ taslağı henüz tebliğ olarak henüz yayımlanmamıştır. Ödünç işlemlerinin piyasa katılımcıları tarafından yaygın olarak başvurulan bir yöntem olmamasının nedenleri ve ortaya çıkan sorunlar ve çözüm önerileri aşağıda incelenmiştir. a)Seri:V, No:18 Tebliği'nde Yer Alan Ödünç İşlemlerine İlişkin Hükümlerin Değiştirilmesi . Ödünç verme potansiyeline sahip kişilerin, ödünç işlemlerine aktif olarak katılımının sağlanabilmesi için; haklarının güvence altına alınması ve teşvik edilmeleri bir zorunluluktur. Bu çerçevede; Ödünç verene ödünç işlemi gerçekleşmeseydi sahip olacağı menkul kıymete bağlı bazı malvarlıksal hakların temin edilmesi ve bu hakların düzenlemelerle güvence altına alınması, Ödünç verenin ödünce konu menkul kıymetlerin geri iade edilmeme riskine karşı korunması gerekmektedir. Ödünç süresi içinde, ödünç alınan sermaye piyasası araçlarına, ihraçcı ortaklık tarafından temettü veya faiz ödenmesi durumunda veya bedelsiz sermaye artırımına yapılması halinde, sözkonusu ödemeler ile bedelsiz hisse senetlerinin ödünç alan tarafından ödünç verene sağlanması zorunluluğu getirilmelidir. Mevcut düzenlemede, bu zorunluluk sadece temettü ile faiz ödemesi için bulunmaktadır. Diğer taraftan, ödünç verenin ödünç menkul kıymetlerin geri verilmemesi riskine karşı tam olarak korunması sağlanmalıdır. Bu amaçla, gerek işlemin başlangıcında gerekse ödünç sözleşmesinin vadesi boyunca teminat oranın %100'ün altına inmemek kaydıyla taraflar arasında serbestçe belirlenmesi esası Tebliğ'le benimsenmelidir. Mevcut düzenlemede, ödünç işleminin başlangıcında asgari teminat oranının belirlenmesi tarafların ihtiyacına bırakılmışken, işlemin devamında teminat oranının asgari %80 olması gerektiği öngörülmüştür. b)Standart Sözleşmeler Hazırlanarak Aracı Kurumlar Arasında Kullanımının Yaygınlaştırılması. Seri:V, No:18 Tebliğ ile ödünç işlemlerinde tarafların Tebliğ'de belirlenen asgari hususları kapsayan yazılı sözleşmeler düzenlemeleri gerektiği, ayrıca sözleşme hükümlerinin Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri ile Borsa mevzuatına aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Uygulamaya baktığımızda, aracı kurum adedi kadar farklı hükümler içeren farklı çerçeve sözleşmelerinin kullanıldığı görülmektedir. Her bir çerçeve sözleşmesinin, Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemelerine aykırı veya müşterilerin haklarını ciddi şekilde zedeleyici hükümler içerip içermediğinin, Sermaye Piyasası Kuruluca incelenmesi mümkün değildir. Dolayısıyla piyasada çeşitliliğin çok olması, müşterilerin menfaatlerinin ihlal edilmesi tehlikesini de beraberinde getirmektedir. Bu tip ihlallerin önlenebilmesi için, standart sözleşmelerin kullanılmasının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bu çerçevede, bu standart sözleşmelerin kurulacak olan Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği tarafından hazırlanması veya Sermaye Piyasası Kuruluca yatırım fonu içtüzüklerinde olduğu gibi standart sözleşme örnekleri hazırlanarak aracı kuruluşların kullanımına sunulması önem taşımaktadır. Uluslararası piyasalarda OSLA standart sözleşmeleri yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bu standart sözleşmeler, ödünç işlemleri dolayısıyla tarafların karşı karşıya kaldığı riskin kontrol altına alınmasında çok önemli bir araç olarak kabul edilmektedir. Bunun nedeni, sözleşmenin maddeleri arasında takas müessesesini düzenleyen (Close-Out Netting) özel bir hüküm bulunmasıdır. Anılan sözleşme maddesinde yer alan Netleştirme (Close-Out Netting) ilkesi kısaca; sözleşmenin taraflarından birinin ödeme güçlüğü içine düşmesi veya sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinden birini yerine getirmemesi halinde, diğer tarafa edimi yerine getirmeyen tarafla olan tüm işlemlerini sona erdirme ve akabinde bu işlemlerden doğan tüm alacak ve borç tutarlarının netleştirilerek ödünç alana veya çdünç alandan olan alacak veya borcun tek bir rakam haline dönüştürülmesi imkanını sağlamaktadır. Standart sözleşmeler hazırlanırken, OSLA standart sözleşmesinin baz alınması tarafların karşılıklı haklarının korunması açısından önemlidir. c)Yatırım Fonlarının Ödünç İşlemlerine İştirakinin Sağlanması. Ülkemizde en büyük ödünç verme potansiyeline sahip kuruluşlar yatırım fonları ile ortaklıklarıdır. Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri, belirli kurallar çerçevesinde ödünç vermelerine olanak tanınmasına rağmen, Takasbank aracılığında gerçekleştirilen ödünç menkul kıymet işlemlerine bakıldığında, kurumsal yatırımcıların ödünç işlemlerine rağbet etmedikleri dikkat çekmektedir. Bu durumu etkileyen nedenlerden biri, fon iç tüzüklerinin ödünç işlemlerinin gerçekleştirilmesine imkan tanımayan maddelere yer vermesidir. Nitekim, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından hazırlanan ve fonların kullanımlarına sunulan standart içtüzük metninin 8.8. bölümünde; …Yatırım fonu açığa satış ve kredili menkul kıymet işlemi yapamaz. Fon portföyündeki menkul kıymetler ödünç verme işlemine konu edilemez… denilmektedir. Dolayısıyla, standart fon iç tüzüklerini kullanan fonlar, ödünç menkul kıymet veremeyeceklerdir. Ödünç verebilmeleri için, fon içtüzüğünün değiştirilmesi gerekmekte olup, bu da Kurala başvuruda bulunulması, ticaret siciline tescil ve ilan gibi birtakım uzun prosedürleri, beraberinde getirecektir. Bu aşamada Sermaye Piyasası Kurulunca, fonların kullanımına sunulan standart iç tüzük metinlerinin ödünç menkul kıymet verilebilmesine imkan tanıyacak şekilde değiştirilmesi gerekmektedir. Ancak, fon varlığının riske atılmaması için fonların sadece Takasbank aracılığında ödünç işlemi yapmalarının sağlanması yönünde düzenleme yapılması da gerekmektedir. İçtüzük değişiklikleri dolayısıyla Sermaye Piyasası Kuruluna başvuran fonların Sermaye Piyasası Kuruluun düzenlemelerinin fonların ödünç vermelerine imkan tanıdığı konusunda bilgilendirilmesi ve ödünç menkul kıymet verilmesini yasaklayan maddelerin değiştirilmesi konusunda yönlendirilmesi izlenebilecek diğer yöntemlerdir. Takasbank aracılığında gerçekleştirilen ödünç işlemleri piyasa katılımcılarının ihtiyaçlarına cevap vermemektedir. Henüz kurumsallaşmanın olmadığı piyasamızda, ödünç işlemlerinin Takasbank aracılığında gerçekleştirilmesi son derece önem taşımaktadır. Hatta, aracı kurum yetkilileri ödünç işlemlerinin Takasbank aracılığıyla yapılmasının tarafların güvenliği açısından önem arz ettiğini bildirmişlerdir. Takasbank aracılığında gerçekleştirilen ödünç menkul kıymet işlemlerine, sadece İMKB-100 endeksine dahil hisse senetleri konu olabilmektedir. Buna karşın, İMKB'de işlem gören halka açık şirket sayısı 281'dir. Takasbank'ın ödünç uygulamasının sadece İMKB-100 endeksine dahil hisse senetlerini kapsaması; temel olarak Borsa Yönetim Kurulu'nun açığa satış işlemlerine konu olan menkul kıymetlerin İMKB-100 endeksine dahil hisse senetlerinden olması yönündeki kararı ile Tebliğ'in 25. maddesinde ödünç işlemlerinin sadece açığa satış amacıyla yapılabileceği yönündeki düzenlemeden kaynaklanmaktadır. Ödünç işlemlerinin açığa satıştan kaynaklanan takas yükümlülüklerinin karşılanması amacıyla yapılacağı yönündeki Tebliğ maddesinin değiştirilmesi ile, bu sorunun aşılacağı düşünülmektedir. Ancak, Takasbank tarafından gerçekleştirilen ödünç işlemlerinin açığa satıştan mı takas gecikmesinin önlenmesinden mi kaynaklandığını tespit edilmesi mümkün olmadığından, açığa satış amaçlı ödünç işlemlerinin İMKB-100 endeksine dahil hisse hisse senetlerinden yapılmasını öngören kuralın uygulanırlığının denetimi de önem kazanacaktır. Bu açıklamalar çerçevesinde, kurumsal yatırımcılar ile uzun süreli portföy tutan yatırımcıların ödünç işlemlerine katılımının sağlanması, ödünce konu olan menkul kıymet yelpazesinin genişletilmesi ve aracı kurumların ödünç alma koşullarının daha esnek hale getirilmesi suretiyle, ödünç piyasasının daha hızlı bir gelişim sürecine gireceği düşünülmektedir. | |
| dc.description.abstract | One of the big financial problem of our country is the lack of capital. Firms need foreign capital for making new invesments. Because their own capital can not cover the cost of new investments. The investors who make invesments on securities also have same problem. They don't have enough capital for increase their benefits. They make assumptions for increasing their gains but they can't make transactions because their own capital is insufficient. Therefore they use credits from banks or intermediary institutions for making transactions. One of the reason of increasing the volume of transactions in Istanbul Stock Exchange is transactions of investors who use cash credits for buying stocks. Banks and intermediary institutions allow the investors for making transactions over the own capital with giving cash credits to them. Intermediary institutions give cash credits to their customers from. their own capital or loaning from the banks. Most of intermediary institutions use cash credits from Takasbank. Takasbank is an investmet bank in Turkey. Takasbank is the Central Bank of Capital Markets in Turkey, Takasbank aims at providing settlemen t, custody and related banking services to a domestic and international clientele at world standards, targeting a position of becoming one of the leading institutions offering such services. Takasbank give cash credits to intermediary institutions for covering their settlement liabilities and for providing them with trading funds for the Stock Exchange, granting more depth to the market. Takasbank take collateral from the firms for cash credits. The types of collatarels are stocks, government bonds, treasury bills, letter of guarantee, foreign currency cash and mutual funds. There are 3 types of cash credits; spot, optional collection before maturit date and intra-day cash credits. Spot Credits can not be repaid partially or completely before the maturity date. Banks and intermediary institutions can extend the term to up to one month after paying the accrued interest plus tax and at the original maturity. Optional Collection Before The Maturity Date credits have a repayment option can be liquidated partially or completely before the maturity date. Banks and intermediary institutions can have to pay the accrued interest plus tax and for the amount liquidated. Intra-Day credits are mainly used by ISE members who work with foreign investors on a delivery versus payment basis to cover the settlement liabilities. Some of investors gain money from securities with short selling. A short sale is generally the sale of a stock you do not own. Investors who sell short believe the price of the stock will fall. If the price drops, you can buy the stock at the lower price and make a profit. If the price of the stock rises and you buy it back later at the higher price, you will incur a loss. There are restrictions of short selling transactions. Rule 10a-1 of the Securities Exchange Act (in USA) seeks to limit short selling in a declining market. The rule prohibits investors from selling an exchange-listed stock short unless the stock's last trade was at the same price or higher than the previous trade. In addition, Rule 10a-2 of the Securities Exchange Act (in USA) requires intermediary institutions that sell a stock short or allow their customers to sell short to first make sure that the shares can be borrowed or that delivery of the securities can be made to the purchaser by the settlement date. There are different types of short selling., Speculative short sellings, Informational short sellings, Technical short sellings, short sellings against the box, tax short selling, arbitrage short selling and etc. Security lending transactions have become and are likely to remain an important element of modern financial markets. Securtiy lending involves the temporary exchange of securities, generally for cash or other securities of at least an equivalent value (or occasionally a mixture of cash and securities) with an obligation to redeliver a like quantity of the same securities on the future date. Most securities lending is structured to give a borrower legal title to the securities for the life of the transaction, even though, economically the terms are more akin to a loan. The borrow fee is generally agreed in advance and the lender has contractual rights similar to beneficial ownership of the securities with rights to receive the equivalent of all interest payments or dividends and to have equivalent securities returned.The importance of the transfer of legal title is twofold. First it allows the borrower to deliver the securities onward, for example in another securities loan or settle an outright trade. Second it means that the lender usually receives value in exchange for the disposition of legal title which ensures that the loan is collateralized. Security lending transacitons are typically structured in one of 3 ways.a) Securities loan transacitons, b) Repurchase agreements c)Self-buyback agreements. In this study we only analyze the security loan aggrements. The main participants in securities lending markets include 1) end-users; borrowers and lenders 2) intermediaries providing various specialised services 3) providers of clearing and settlement services. Firms borrow securities in order to meet a delivery obligaiton in circumtances in which they don't have possesion of those securities. These circumstances will occur. Predominantly, when firms 1) sell securities they have purchased but which have not yet been delivered to them. 2) open a short position either voluntarily to establish a specific position or involuntarily as a result of market maker to fill a customer buy order 3) need to deliver securities they have not yet purchased against an exercise of a derivatives contract (the exercise of call option) 4) want to raise specific collateral, perhaps for another securities lending transactions 5) need to cover a failed transaciton in securities settlement system. The primary lenders of securities are institutional investors that are typically long-term holders of securities such as pension funds, insurance funds and mutual funds. They are attracted to securities lending by the additional source of revenue it offers (and by the desire to avoid custody fees for a large portfolio). Although the returns on securities lending are relatively small in the most liquid securities, the additional income assists the institutions in providing a greater rate of return for their cilents. Capital Markets Board of Turkey regulates the credits on securities, short selling and security lending and borrowing operations with a regulation that published at 27 December 1994. Every participant of securities markets must obey these rules. Because of the developments in security markets these rules can not fulfill the market requirements. Therefore Capital Markets Board of Turkey made an preliminary study on these subjects and published them on internet. In my study I made an comparison of the present regulations and the preliminary study with my opinions. | |
| dc.format.extent | 109,[4]y. | |
| dc.identifier.uri | https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/4C/T0047921.pdf | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11424/208919 | |
| dc.language.iso | tur | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.subject | Banka ve bankacılık | |
| dc.subject | Ekonomi | |
| dc.subject | Finansman ekonomisi | |
| dc.subject | Menkul Kıymetler | |
| dc.subject | Sermaye Piyasası | |
| dc.title | Kredili menkul kıymet, açığa satış ve ödünç menkul kıymet işlemleri ve Türkiye örneği | |
| dc.type | masterThesis | |
| dspace.entity.type | Publication |
