Publication: Hukuki yükümlülük kavramının cebir ve yaptırımla ilişkisi üzerine: Jeremy Bentham ve John Austin'den H.L.A. Hart'a
Abstract
Hukuki yükümlülük kavramı, hukuken belirli davranışların gerçekleştirilmesinin ya da belirli
davranışlardan sakınılmasının gerekli olduğu durumları betimlemek için kullanılmaktadır.
Hukuki yükümlülük denildiğinde, bir yasa koyucunun koymuş olduğu kanunlar ve sair
mevzuatın yanı sıra öngörülmüş olan davranış biçiminin yerine getirilmemesi halinde devreye
girecek cebri bir yaptırım mekanizması da zihinlerde canlanabilmektedir. Acaba zihinde
canlanan bu durum hukuki yükümlülük kavramının doğasını doğru bir şekilde yansıtmakta
mıdır? İşte bu tebliğde sorunun cevabı hukuki pozitivist bir çerçevede, Bentham ve Austin'in
cebir ve yaptırım odaklı görüşleri ile H.L.A. Hart'ın cebir ve yaptırımın rolünü tahfif eden
görüşünü değerlendirmek suretiyle aranacaktır. Hukuki pozitivizmin kurucusu kabul edilen
Bentham ve Austin, hukuki yükümlülük analizinde, bir egemenin belirli davranışların
gerçekleştirilmesi arzusunu yansıtan, yaptırım tehdidi ile desteklenmiş ve tebaasına yönelttiği
irade beyanı olarak nitelendirdikleri buyruk kavramına müracaat ederler. Onlara göre hukuki
bir yükümlülüğün söz konusu olabilmesi için egemenin buyruk niteliğindeki irade beyanı ve
ona eklemlenen yaptırım esaslı unsurlar gerekir. Bentham yaptırımı Austin'den daha geniş bir
kavram olarak ele alır. Ona göre yaptırımlar süjenin eylemde bulunmasını sağlayabilecek her
türlü güdüdür; dolayısıyla cebri yaptırımların yanı sıra cezbedici koşullar, mükâfatlar da
yaptırım olarak kabul edilmelidir. Austin ise yaptırımı salt olumsuz anlamda, ceza, tazminat ya
da hükümsüzlük gibi çeşitleriyle sınırlandırır. Yaptırımın kapsamı ve tanımı bağlamında iki
hukukçu arasında görüş ayrılığı bulunmakla birlikte en azından yaptırımın hukuki bir
yükümlülük için gerekli koşul olduğu hususunda hem fikirdirler. Hukuki pozitivizmin
gelişimini önemli ölçüde etkilediği kabul edilen Hart ise, seleflerinin hukuk ve ahlak ayrılığı
hakkındaki görüşlerini büyük oranda korurken, hukuku egemenin tehditle desteklenen buyruğu
olarak gören açıklamalarını ise reddetmiştir. Bu itirazının önemli dayanaklarından birisini ise
hukuki yükümlülüğün cebir ve yaptırımla ilişkisi hakkındaki açıklamaları oluşturmuştur. Hart,
Bentham’ın yaptırımı ve Austin'in ise hem cebri hem yaptırımı hukuki yükümlülüğün varlığı için gereklilik koşulu olarak gören yaklaşımlarını eleştirir. Hukuki yükümlülüğün,
"egemenlik", "buyruk", "cebir", "yaptırım" ya da "yaptırım tehdidi" gibi kavramlarla
açıklanması halinde, kavramın normatif boyutunun ele alınamayacağını belirtmiştir. Bu
nedenle Hart buyruğa dayanan hukuk açıklamasından vazgeçilmesinin ve mutlak ve içerikten
bağımsız bir eylem sebebi olarak tasavvur ettiği otoriter eylem sebebi fikri üzerinden bir hukuki
yükümlülük analizinin geliştirilmesinin gerektiğini ifade etmiştir. Bu tebliğde öncelikle hukuki
yükümlülüğe dair bu karşıt görüşler ele alınacak ve sonrasında her iki tutumun hukuki
yükümlülük analizi yolunda sağladığı faydalar ve düştükleri hatalar belirtilecektir. Sonuç olarak
ise özellikle Hart’ın eleştirileri de dikkate alınarak hukuki yükümlülük analizi için cebir ve
yaptırımın esaslı bir role sahip olduğu şeklindeki görüşün savunulabilirliği sınanacaktır.
Description
Keywords
Sosyal ve Beşeri Bilimler, Hukuk, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi, Social Sciences and Humanities, Law, Philosophy and Sociology of Law, Sosyal Bilimler (SOC), Sosyal Bilimler Genel, HUKUK, Social Sciences (SOC), SOCIAL SCIENCES, GENERAL, LAW, Sosyal Bilimler ve Beşeri Bilimler, Social Sciences & Humanities, Hukuki Yükümlülük, Normatiflik, Cebir, Yaptırım, Hukuki Pozitivizm
Citation
Güneş F., \"Hukuki Yükümlülük Kavramının Cebir ve Yaptırımla İlişkisi Üzerine: Jeremy Bentham ve John Austin'den H.L.A. Hart'a \", 9. Asos Congress Uluslararası Hukuk Sempozyumu, Samsun, Türkiye, 24 - 26 Mayıs 2023, ss.153-154
