Publication: Yetişkin bireylerde yaşam sevgisi ile genel psikolojik sağlık arasındaki ilişkinin incelenmesi
Abstract
İnsanın temel yaşam gereksinimlerinin başında psikolojik sağlık gelmektedir. Psikolojik sağlığın tam olarak
sağlanabilmesi birçok faktörün bir arada olmasına bağlıdır. Psikolojik sağlığı etkileyen faktörlerin başında bireyin
yaşama bakış açısı gelir. Kişinin var olduğu çevreyle iletişimi, kendi iç dünyasıyla ilişkisi psikolojik sağlığın
boyutlarını oluşturmaktadır. Psikolojik sağlık, günümüzde çoğunlukla pozitif psikolojinin bir değişkeni olarak ele
alınırken mutluluk ve iyi oluş gibi temel kavramlarla ilişkisi vardır (Diener, Suh & Oishi, 1997). Psikolojik sağlık
üzerinde etkisi olan bir başka değişken ise yaşam doyumudur (Milgram & Atzil 1988). Psikolojik sağlığın yaşam
doyumunu arttırdığı bilinmekle beraber kimi zaman yaşam doyumuna sahip olmanın da psikolojik sağlığı
arttıracağı ifade edilmektedir. İnsana dair psikolojik sağlık üzerinde etkisi olan bir başka değişken ise yaşam
sevgisidir. Yaşam doyumu kavramıyla her ne kadar benzerlikler taşısa da yaşam sevgisi, sadece hayatta alınan
keyfi değil aynı zamanda yaşamın değerli olduğu inancını, yaşama dair her şeyin kucaklanması gerektiğini
vurgulamaktadır (Turan ve ark., 2022). Olumsuz deneyimlerle nasıl daha iyi başa çıkılabileceğini aktaran pozitif
psikolojide birey, psikolojik olarak sağlıklı olmayı ve yaşama dair sevgi beslemeyi sadece içsel dünyasıyla elde
edemez. Pozitif psikolojinin bakış açısında, birey kendini bütün olarak geliştirmeli ve özellikle olumlu/güçlü
yönlerini keşfetmelidir. Bu araştırmanın amacı yetişkin bireylerde yaşam sevgisi ve genel psikolojik sağlık
arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Ayrıca araştırmanın bağımsız değişkeni olan yaşam sevgisinin cinsiyet, son 6
ay içinde travmatik deneyim yaşama durumu, yaş, eğitim durumu, gelir, medeni hal, çalışma durumu ve sağlık
durumu değişkenlerine göre değişip değişmediği incelenmiştir.
Bu araştırmada yetişkinlik dönemindeki bireyler üzerinde yaşam sevgisi ile genel psikolojik sağlık arasındaki
ilişkinin bazı değişkenler açısından incelenmesi koymak amaçlanmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modeline göre
desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 18-65 yaş aralığındaki çeşitli bireyler oluşturmaktadır. Araştırma
grubu, 226’sı (% 68.7) kadın, 103’ü (% 31.3) erkek olmak üzere toplam 329 katılımcıdan oluşmaktadır. Grubunun
yaş ortalaması 20.81’dir. Çalışma grubu, uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma verilerinin
toplanmasında “Yaşam Sevgisi Ölçeği Kısa Formu”, “Genel Psikolojik Sağlık Ölçeği (GSA-12 Kısa Form” ve
“Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Yaşam sevgisi ölçeği Abdel-Khalek (2007) tarafından geliştirilen bir ölçektir.
Ölçeğin 12 maddelik orijinal formu bulunurken bu araştırmada 4 maddelik kısa formu kullanılmıştır. Genel
Psikolojik Sağlık ölçeği ise özellikle birinci basamakta ruhsal durumu saptamak üzere Goldberg (1972, 1978)
tarafından geliştirilen bir ölçektir ve Kılıç (1996) tarafından Türkçe uyarlaması yapılmıştır. Yaşam sevgisi arzusu
ve genel psikolojik sağlık arasındaki ilişkinin varlığını tespit etmek amacıyla korelasyon analizi kullanılmıştır.
Bağımsız değişken olan yaşam sevgisi; yaş, cinsiyet, eğitim durumu, medeni hal, gelir, çalışma durumu, sağlık
durumu ve son 6 ay içinde travmatik deneyim yaşama olasılığı açısından incelenmiştir.
Korelasyon analizi sonucunda yaşam sevgisi ile genel psikolojik sağlık arasında (r=-.57) negatif yönlü anlamlı bir
ilişki bulunmaktadır. Yaşam sevgisi düzeyi arttıkça genel psikolojik sağlık düzeyinin azaldığı görülmektedir.
Yaşam sevgisinin bazı demografik değişkenler arasındaki incelemeye bakmak için yapılan One Way ANOVA
analizleri sonucunda; eğitim durumu (p=.04), algılanan gelir düzeyi arasında (p=.00), medeni hal (p=.00) ve
çalışma durumu (p=.03) değişkenleri ile yaşam sevgisi arasında anlamlı farklılıklar bulunurken yaş (p=.08) ve algılanan gelir düzeyi (p=.32) arasında ise anlamlı bir farklılığa rastlanmamaktadır. Bağımsız gruplar t testi
sonuçlarında ise yaşam sevgisi ile cinsiyet (p=.55) ve son 6 ay içinde travmatik deneyim yaşayıp yaşamama
durumu arasında (p=.42) anlamlı bir farlılık bulunmamaktadır. Analiz sonuçlarının anlamlılık düzeyi ‘‘p<.001’’
üzerinden hesaplanmaktadır.
Bulgular değerlendirildiğinde bağımsız değişken olan yaşam sevgisi ile genel psikolojik sağlık arasındaki ilişkinin
orta düzeyde ve negatif yönlü olduğu görülmektedir. Araştırmada faydalanılan formların ölçtüğü özellikler
düşünüldüğünde bu durumun literatürdeki diğer çalışmalarla uyumlu olduğu görülmektedir. Yaşam sevgisi ölçeği,
hayattan keyif almayı, mutlu olmayı ve yapılan genel değerlendirmeler sonucunda doyum almayı ölçmektedir.
Ölçek maddelerine verilen yanıtlar çerçevesinde alınan yüksek puan yaşamın sevildiğine, hayattan memnuniyet
düzeyinin yüksek olduğuna işaret etmektedir. Genel psikolojik sağlık ölçeği ise ruh sağlığını tehdit eden/bozan
durumlara yönelik bireyin sahip olduğu duygu ve düşünceleri ölçmektedir. Ölçekten alınacak yüksek puan yüksek
düzeyde ruhsal sorun olduğuna işaret etmektedir. İki ölçek arasında görüldüğü üzere negatif bir ilişkinin var olması
ölçtüğü özelliklere uygun bir durum ortaya çıktığını göstermektedir. Yaşam sevgisi ile genel psikolojik sağlık
değişkenlerinin bazı demografik değişkenler tarafından incelendiği bu araştırmanın, başta pozitif psikoloji alanı
olmak üzere psikolojik danışma ve rehberlik camiasına önemli düzeyde katkı sağlayacağı düşünülmektedir
Description
Citation
TUNÇ M. F., ÜMMET D., \"YETİŞKİN BİREYLERDE YAŞAM SEVGİSİ İLE GENEL PSİKOLOJİK SAĞLIK ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ\", IX. Uluslararası TURKCESS Eğitim ve Sosyal Bilimler Kongresi, İstanbul, Türkiye, 18 - 20 Mayıs 2023, cilt.1, ss.183-184
