Tez Koleksiyonu

Permanent URI for this collection

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 5 of 36666
  • Publication
    Üniversite öğrencilerinin yakın partner ilişkilerinde psikolojik şiddetin bağlanma stilleri, toplumsal cinsiyet rolleri ve parasosyal etkileşimleri açısından incelenmesi
    ( 2022) Keçeci, Berra ; Ümmet, Durmuş ; Marmara Üniversitesi ; Eğitim Bilimleri Enstitüsü ; Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı ; Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bilim Dalı
    Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin yakın partner ilişkilerinde psikolojik şiddete yönelik tutum ve deneyimlerinin bağlanma stilleri, toplumsal cinsiyet rolleri ve parasosyal etkileşimleri bağlamında incelenmesidir.
  • Publication
    Sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda 21. yüzyıl eğitim becerilerine dayalı bir karakter eğitimi çerçeve programının geliştirilmesi
    ( 2022) Çakır, Ogün ; Doğan, M. Cihangir ; Marmara Üniversitesi ; Eğitim Bilimleri Enstitüsü ; Temel Eğitim Anabilim Dalı ; Sınıf Öğretmenliği Bilim Dalı
    Karakter kavramının eğitime konu oluşu, eğitim kavramının özünde birey yetiştirmeninoluşunun doğal bir sonucudur; zira her toplumda sağduyulu bireyler yetiştirmek bakımındançocuklarda karakter eğitimine önem vermek eğitimin temel uğraşı olagelmiştir. Çocuklarınkarakter gelişimi üzerinde etkililiği kabul edilmiş olan karakter eğitimi programlarınınuygulayıcıları olan öğretmenlerin, özellikle temel eğitim/ilkokul düzeyinde, rol model olmave yapıcı evrensel değerlerin yeni nesle kazandırılması bakımından başat aktörler olduklarıkabul edilmektedir. Edindikleri eğitsel beceriler yönünden zamanlarının önemli birbölümünü okulda geçiren çocuklar için sınıf içinde ve dışında dahil oldukları tüm durumlar,karakterlerinin gelişiminde çeşitli düzlem ve düzeylerde etkiye sahiptir. Bu çağda çocuklar,ahlaki kodlara yönelik bilginin (ahlaki bilgi) büyük kısmını öğretmenlerindenedinmektedirler. Ailenin ve akran etkileşiminin bu süreçteki katkısı görece daha azdır; çünküyaşamın içinde karşılaştıkları ahlaki ikilem benzeri durumların çözümünde otorite figürü vedoğru model olarak görebilecekleri birincil özne öğretmenlerdir. Bu bakımdan, istermüfredatta örtük biçimde yer alsın ister öğretmenin kendi metodolojisine dayansın, önündesonunda çocuklar için ahlaki gelişimde kaçınılmaz olan canlı, yaşamın içinden örneklerdir.Yani hangi yaklaşım ve stratejiyle uygulanırsa uygulansın, karakter eğitiminde önemli olan,öğretmenin kendi prensip bütünlüğünü ve ahlaki değerler sistemini örnek bir yetişkin rolmodelliğiyle sergilemesidir.21. yüzyıl eğitim becerilerinin temelde öğrencilerin kendini tanıma, akranlarıyla yapıcıduygusal iletişim kurabilme ve fiziksel koşulları kendi ihtiyaçları (bilişsel/duyuşsal, psikososyal)doğrultusunda etkili kullanabilme becerilerine odaklandığı; bu bakımdan geniş biryelpazede karakter özelliğinin gelişimi ile bağlantılı olduğu anlaşılmaktadır. Esas olarakpozitif okul kültürü, ahlaki gelişim, akran ilişkilerinde adalet ve şefkat gibi temelkavramlarla oluşturulan karakter eğitimi programlarının; çocuklarda ve gençlerdesorumluluk, duyarlık, işbirliği, etik bilinç, yardımlaşma gibi karakter özelliklerinigeliştirdiği için 21. yüzyıl eğitim becerilerini kazandırmada ve toplum yanlısı bireyleryetiştirmede doğrudan etkili olduğu söylenebilmektedir. Diğer yandan, internetteknolojisinin sunduğu bilgiyi araştırma ve oluşturma olanaklarının bilgi, medya ve teknolojiokur-yazarlığı gibi 21. yüzyıl eğitim becerilerini kazanma sürecinde öğrencilerde yeniliklereaçık olma, değişimlere uyum gösterebilme, davranışlarının sorumluluğunu üstlenebilme gibikarakter özelliklerinin gelişmesinde rol oynayabileceği kabul edilmektedir. Dolayısıylavbeceri gelişimine yönelik uygulamaların karakter eğitimi programlarına içerik sağladığı, buiçeriğin de öğrencilerde alışkanlık haline gelmiş erdemli davranışlar, yani karakterözellikleri geliştirmede kullanılabileceği anlaşılmaktadır.Sınıf öğretmenlerinin karakter gelişiminde üstlendikleri pedagojik rolün önemi ve 21.yüzyıl eğitim becerilerinin geleceğin yetişkinlerinden beklentileri bağlamında buaraştırmanın amacı, ilkokul düzeyi için 21. yüzyıl eğitim becerilerine dayalı bir karaktereğitimi çerçeve programı geliştirmektir. Bu doğrultuda, nitel araştırma yöntemlerinden biriolan fenomenoloji (olgubilim) yaklaşımı esas alınmıştır. Çerçeve programın geliştirilmesisürecinde; öncelikle ilgili alanyazında yer alan teorik ve/veya uygulamaya yönelik araştırmabulguları incelenmiş, ardından bulgular eşliğinde belirlenen görüş ifadeleri için uzman (jüri)önerilerine başvurulmuştur. Jüri önerileri doğrultusunda, üzerinde gerekli düzeltmeleryapılan veri toplama aracının pilot uygulaması gerçekleştirilmiş ve gerekli görülen yönleriitibarıyla yenilenen anket formu kullanıma hazır hale getirilmiştir.Araştırmanın ölçüt örnekleme yaklaşımıyla belirlenen çalışma grubu 88 sınıföğretmeninden oluşmaktadır. Temel araştırma yaklaşımı doğrultusunda, ilgili görüşifadelerinin analizi içerik analiziyle gerçekleştirilmiş; bu süreçte saptanan kodlar uyguntemalar ve alt temalar altında toplanarak modellenmiştir. Analiz sürecinin ardından eldeedilen bulgular sırasıyla şu şekilde olmuştur:1. Çalışma grubundaki öğretmenler karakter kavramını genel olarak özgünlük,bakış açısı, kişilik, duruş, tutum, huy ve özkontrol kavramlarıylailişkilendirmektedirler.2. Çalışma grubundaki öğretmenler karakterli insanı, bireysel nitelikleribakımından, prensipli ve özyeterlik sahibi (özkontrollü, donanımlı vb.) kimse;sosyal ilişkileri bakımından ise etik ve saygılı (dürüst, empatik vb.) davranankimse biçiminde tanımlamaktadırlar.3. Çalışma grubundaki öğretmenler çocukların karakter gelişimini etkileyenfaktörleri, etki büyüklükleri bakımından, aile (ebeveynler, aile yapısı), sosyalçevre (öğretmenler, arkadaşlar, akrabalar) ve toplum (kültürel değerler, okul,sosyal medya) şeklinde sıralamaktadırlar.vi4. Çocukların karakter gelişimleri bakımından başat etkiye sahip olduğu düşünülenaile bağlamında, çalışma grubundaki öğretmenlerce en büyük önem, sırasıylaanneye, babaya ve kalıtımsal özelliklere atfedilmektedir.5. Çalışma grubundaki öğretmenler, ilkokul çağının çocukların karakter gelişimleriüzerindeki etkisini bireyselleşme ve toplumsallaşma şeklinde iki süreç altındadeğerlendirmektedirler. Buna göre ilkokul çağının çocukların bireyselleşmesüreçlerine yönelik katkısı aileden bağımsızlaşma, bireysel değerler edinme veyapıcı beceriler edinme ile; toplumsallaşma süreçlerine yönelik katkısı ise grupilişkilerini öğrenme ve toplumsal değerleri öğrenme ile açıklanmaktadır.6. Çalışma grubundaki öğretmenler tarafından en çok önem atfedilen beş karakterözelliği sırasıyla adalet, empati, yaratıcılık, cesaret ve sorumluluktur.7. Çalışma grubundaki öğretmenlerin büyük çoğunluğu günümüz ilkokulmüfredatının öğrencilerin karakter gelişimi üzerinde herhangi bir etkisininolmadığını düşünmektedirler. Bu durumun gerekçesi olarak öğretmenler;müfredatın kapsam olarak dar, içerik olarak yetersiz olmasını ve politik süreçlerinkapsam ve içerik üzerinde etkili olmasını ileri sürmektedirler.8. Çalışma grubundaki öğretmenler, karakter gelişimi kapsamında en çoksanatsal/kültürel etkinliklerden (çocuk edebiyatı metinleri, darama/tiyatroçalışmaları ve müzik/görsel sanatlar etkinlikleri) ve sınıf içi oyunlardanfaydalanmaktadırlar.9. Öğrencilerinin karakter gelişimlerini desteklemek bakımından çalışmagrubundaki öğretmenler, çeşitli sınıf dışı etkinliklerden de yararlanmaktadırlar.Bu kapsamda sanatsal/kültürel ve sportif etkinliklerden ve bazı okul dışıetkinliklerden (geziler, atölyeler, sinema-tiyatro, aile ziyaretleri ve sosyal medyaetkinlikleri) faydalanıldığı anlaşılmaktadır.10. Çalışma grubundaki öğretmenlerin büyük çoğunluğu, öğretmen ve öğrencilerinbirbirlerinin karakter gelişimini etkilediğini düşünmektedirler.11. Çalışma grubundaki öğretmenlerin büyük çoğunluğu karakter eğitimi konusundakendi yeterliklerinden şüphe duymakta, bir kısmı ise kendilerini yeterligörmektedir. Kendilerini yeterli bulan öğretmenler bu durumu öğrencileriylekurdukları iletişimin destekleyici nitelikleriyle ve karakter eğitimine yönelikduyarlıklarıyla açıklarken; yeterlikleri konusunda kendilerinden şüphe duyanöğretmenlerse karakter eğitimine yönelik donanım ve uygulama eksikliklerini,viiöğrenme ve gelişime yönelik ataletlerini, yaşanan toplumsal gelişmeleri ve eğitimsisteminin mevcut durumunu gerekçe olarak öne sürmektedirler.Sözü edilen bulgular ışığında hazırlanacak bir karakter eğitimi çerçeve programının,eğitsel uygulamaların başat aktörleri olan öğretmenlerin görüşlerine başvurulmasıbakımından, güçlü bir pedagojik altyapıya sahip olacağı düşünülmektedir. Ayrıca, gerekgünümüzde önemi giderek ön plana çıkmakta olan 21. yüzyıl eğitim becerilerinin ahlakigelişim süreçlerine dahil edilmesi, gerekse gelecekteki program geliştirme süreçlerinekılavuzluk sağlama potansiyeli taşıması bakımından, bu araştırmanın referans niteliğitaşıyabileceğine inanılmaktadır.
  • Publication
    Evaluation of spent coffee grounds as feedstock for enzyme production
    ( 2022) Avcı, Elif Nur ; Kazan, Dilek ; Pinar, Orkun ; Marmara Üniversitesi ; Fen Bilimleri Enstitüsü ; Biyomühendislik Anabilim Dalı
    Biyoproseslerin en önemli maliyetini, kullanılan karbon kaynakları oluşturmaktadır. Bu tez kapsamında, operasyonel maliyeti düşürmek ve sürdürülebilir bir biyoproses geliştirmek amacı ile kahve telvesi atıklarının mikrobiyal lipaz enzimi üretiminde karbon kaynağı olarak kullanımı hedeflenmiştir. Bu kapsamda altında, kahve telvesi atığının toplandıktan sonra yaklaşık olarak %60’ının sudan oluştuğu, kurutulmuş 1 gram kahve telvesi atığından heksan:izopropanol (1:1) çözeltisi kullanılarak 0,2 mL kahve yağı; %3 H2SO4 (v/v) çözeltisi kullanılarak ise %39,11±1,8 (w/w) indirgen şeker ve % 9,95 ± 0,3 gallik asit eşdeğeri elde edildiği tespit edilmiştir. Kahve telvesi atığının içeriği belirlendikten sonra, daha önce lipaz üreticisi bir maya olarak bilinen C. diffluens D44 ile kahve telvesi atıklarından lipaz üretimi koşulları Design Expert programında Box-Behnken tasarımı kullanılarak optimize edilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda, en yüksek lipaz enzim aktivitesi, 29,4 °C'de, pH’ı 8,3 olan ve %8,7 (w/v) kullanılmış kahve telvesi içeren bir ortam ile 14,6 U/mL olarak bulunmuştur. Üretilen D44 lipaz enziminin optimum sıcaklığı ve pH'ı ise sırasıyla 37 °C ve 8,0 olarak belirlendi. Buna ek olarak, üretim sonucunda elde edilen enzim içeren üst faz sıvısına GC-FID analizi yapıldı ve ortamdaki yağ asitlerinin bileşimi %31,05 linoleik asit, %28,67 palmitik asit, %20,44 heptadekanoik asit ve %19,84 oleik asit olarak belirlendi. Ayrıca, kahve telvesi atıklarının bakteriler tarafından kullanımını incelemek için İstanbul’un Kadıköy bölgesindeki toprak örneğinden B. subtilis BT2 izole edilerek, %1 (w/v) kahve telvesi içeren besi ortamından lipaz üretimi gerçekleştirildi. Yapılan üretim sonucunda, üretilen bakteriyel lipaz aktivitesi 40.426 U/mL olarak bulundu. Üretim ortamına %0,1 Tween80 (v/v) eklenmesi ile üretilen lipaz aktivitesi yaklaşık %10 arttı ve lipaz aktivitesi 44.711 U/mL olarak belirlendi. Üretilen bakteriyel lipaz enziminin optimum sıcaklığı ve pH'ı ise sırasıyla 37 °C ve 8,0 olarak belirlendi. Buna ek olarak, kahve telvesi atığından ekstrakte edilen kahve yağı ve şekeri kullanılarak, BT2 lipazının katalizi ile şeker-yağ asidi esteri üretimi yapılarak, üretilen şeker-yağ asidi esterleri FTIR analizi ile belirlendi. Son olarak, maya ve bakteri tarafından lipaz enzimi üretiminde kullanılan kahve telvesi atığının tekrar kullanılabilirliğini araştırmak için kullanılan kahve telvesi atığı örneklerinin SEM görüntüsü çekildi ve yapısal değişimleri incelendi.
  • Publication
    Hemşirelerde Covid-19 korkusu ve iş doyumu
    ( 2022) Korkmaz, Merve ; Kumral Özçelik, Semanur ; Marmara Üniversitesi ; Sağlık Bilimleri Entitüsü ; Hemşirelik Anabilim Dalı
    ÖZET Tezin başlığı: Hemşirelerde Covid-19 Korkusu ve İş Doyumu Öğrencinin Adı, Soyadı: Merve Korkmaz Danışmanın Adı, Soyadı: Dr. Öğr. Üyesi Semanur Kumral Özçelik Programın Adı: Hemşirelik Amaç: Araştırma, hemşirelerde Covid-19 korkusunu, iş doyumunu ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikteki araştırma Samsun İlinde bir devlet hastanesinde çalışmakta olan 178 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Veriler Bilgi Formu, Kovid-19 Korkusu Ölçeği ve Hemşire İş Doyum Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, Student’s t test, One-way ANOVA test, Mann Whitney-U test, Kruskal Wallis-H test ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalaması 36,61±7,66 yıl olup, %77,5’i kadın, %70,8’i lisans mezunu ve %63,5’i 11 yıl ve üstü mesleki deneyime sahiptir. Hemşireler iş doyumlarını artırdığını düşündükleri faktörleri en çok yeterli ücret (%81,5) olarak ifade etmişlerdir. Hemşireler Covid-19 nedeniyle yaşadıkları korkuları en çok; hastalığı aile/sosyal çevre/iş arkadaşlarına bulaştırma (%76,4), olarak belirtirken, Covid-19 nedeniyle yaşadıkları zorlukları iş yükünün artması (%74,2), personel yetersizliği (%66,3), yetersiz ücret (%65,7) olarak belirtmişlerdir. Hemşirelerin Kovid-19 Korkusu Ölçeği ve Hemşire İş Doyum Ölçeği puan ortalamaları sırasıyla 19,15±7,19, 3,39±,65 olarak bulunmuştur. Hemşirelerde Covid-19 Korkusu ile iş doyumu arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0,05). Sonuç: Araştırma sonucunda, hemşirelerin Kovid-19 korkularının ve iş doyumlarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Hemşireler, Covid-19 pandemi sürecinde birçok zorluk ve korku yaşadıklarını ve yeterli ücretin iş doyumlarını en çok artıran faktör olduğunu ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, Hastane, Kovid-19 Korkusu, İş Doyumu. 2 2. SUMMARY Title of Thesis: Fear of Covid-19 and Job Satisfaction in Nurses Student Name, Surname: Merve Korkmaz Supervisor Name: Assistant Professor Semanur Kumral Özçelik Program Name: Nursing Objective: The research was carried out to determine the fear of Covid-19, job satisfaction and the relationship between them in nurses. Methods: The descriptive and correlational research was carried out with 178 nurses working in a public hospital in Samsun. Data were collected with Information Form, Fear of Covid-19 Scale and Nurse Job Satisfaction Scale. Descriptive statistics, Student’s t-test, one-way ANOVA test, Mann Whitney-U test, Kruskal Wallis-H test and Pearson Correlation Analysis were used to evaluate the data. Results: Nurses’ mean age was 36.61±7.66 years, 77.5% were women, 70.8% had bachelor’s degree and 63.5% had professional experience of 11 years or more. The nurses expressed the factors that they think increase their job satisfaction as the most adequate wage (81.5%). Nurses are most afraid of the fears they experience due to Covid-19; while they stated the disease as infecting their family/social environment/colleagues (76.4%), they stated the difficulties they experienced due to Covid-19 as the increase in their workload (74.2%), insufficient staff (66.3%) and insufficient wages (65.7%). Their mean scores from the Fear of Covid-19 Scale and the Nurse Job Satisfaction Scale were found to be 19.15±7.19 and 3.39±.65 respectively. There was no significant relationship between fear of Covid-19 and job satisfaction in nurses (p>0.05). Conclusion: The study demonstrated that nurses had moderate levels of Covid-19 fear and job satisfaction. Nurses stated that they experienced many difficulties and fears during the Covid-19 pandemic process and that adequate wages were the factor that increased their job satisfaction the most. Keywords: Nurse, Hospital, Fear of Covid-19, Job Satisfaction
  • Publication
    Covid-19 pandemisinin e-ticaret üzerindeki etkileri : Türkiye deneyimi
    ( 2022) Ünlü, Sedanur ; Soyak, Nuri Alkan ; Marmara Üniversitesi ; Sosyal Bilimler Enstitüsü ; İşletme Anabilim Dalı ; Finansal Piyasalar ve Yatırım Yönetimi Bilim Dalı
    Çin’in Wuhan kentinde başlayarak tüm dünyaya kısa sürede yayılan ve küresel salgın olarak kayıtlara geçen Covid-19 virüsü, sosyo-ekonomik düzeyde büyük değişimler yaratarak tüketicilerin satın alma davranışlarını da tamamıyla değiştirmiştir. Hasta ve ölüm sayısının günden güne artması ülkeleri hastalık karşısında tedbirler almaya yöneltmiştir. Bu süreçte tüm dünya ülkeleri, hem ulusal hem de uluslararası anlamda çeşitli tedbirler almış, Covid-19 pandemisinin etkilerini kontrol altına alarak yaşanan olumsuzlukları en aza indirmeye çalışmışlardır. Pandemi dönemi boyunca alınan sıkı tedbirlerle birlikte birçok sektör olumsuz yönde etkilenmiş, hatta birçoğu kapanma yoluna girmiştir. Bu karışıklık ortamında insanlar temel, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını sosyal mesafe kuralları gerekçesiyle birlikte e-ticaret üzerinden gidermeye başlamışlardır. Dolayısıyla internet üzerinden satış yapan firmalar açısından bu olumsuz dönem tam tersi etki göstermiştir.Bu çalışmada e-ticaretin gelişimi incelenmiş ve bütün dünyayı etkileyen Covid-19 pandemisinin dünyada ve Türkiye’de e-ticarete olan olumlu ve olumsuz etkileri ortaya konulmuştur.